Sınav Stratejisi Olarak Bilinmesi ve Yapılması Gerekenler

Sınav Stratejisi Olarak Bilinmesi ve Yapılması Gerekenler

Yapılan araştırmalar çerçevesinde sınavda başarılı olmak için öğrenilmesi gereken bilgi kadar, bu bilginin sınav anında stratejik kullanılması da önemlidir. Bu doğrultuda aday, sınav anında nasıl bir puan alacağı ya da başarılı olup olamayacağı yerine sadece o ana odaklanmalıdır. İlgili sınav için verilen süreyi en iyi şekilde değerlendirmelidir. Kafasındaki keşkeleri, acabaları ve karamsarlıkları geri dönüşüm kutusuna atmalıdır. Çünkü çoktan seçmeli sınavlarda zaman yönetimi çok önemlidir.

Aday, başarılı olacağına inanmalı ve kendisine şunları söylemelidir:

  • Kendime güvenirim.
  • İsteklerim üzerinde odaklanırım.
  • Başladığım işleri bitiririm.
  • Önceliklerimden taviz vermem.

Bu doğrultuda aday, kendisini motive ederek yapıcı ve olumlu düşünceler geliştirmelidir. Sınav için elimden gelen çabayı ve gayreti göstererek ders çalıştım. Ayrıca “bilgi eksikliğini tamamladım”, “yeterli sayıda hem soru hem de deneme sınavı çözdüm” diyerek başarılı olacağına inanmalıdır. Aday, aynı zamanda kendisini motive ederek zihinsel esneklik yöntemini de kullanmalıdır. Böylece sınav anında neden heyecanlandığının farkına vararak kaygıyla baş edebilmesi daha kolay olacaktır.                                                                  

Böylelikle diyebiliriz ki, sınav anında sonucu değil, süreci düşünmek gerekir. Sınav süresi boyunca sonuca odaklandığında, acaba çözdüğüm sorunun sonucu doğru mu? Optik kodlama işlemi yaparken kaydırma yaptım mı? Ya bütün sorular böyle zor olursa ne yapacağım? Böyle bir psikolojik durumda aday, düşüncesini kontrol edemeyeceği için sınav kaygısı giderek artacaktır. Ayrıca sınav süresi boyunca kaygıyı kontrol edemeyeceği bir durumla karşı karşıya kalacaktır. Bu durumda aday; kendine güvenli alanlar yaratarak, daha önceki dönemlerde elde ettiği başarıları dikkate almalıdır. Çünkü sınavda iyi bir puanın ve istenilen başarı sırasının elde edilmesi çoğunlukla bir strateji işidir.

O halde sınavda bilinmesi ve uygulanması gereken sınav stratejileri şöyle sıralanabilir:   

  • Sınava hazırlık döneminde sınav stratejisi olarak hangi testten başlıyorsanız, sınav anında da aynı testten başlamalısınız. Sınav anında farklı bir testten başladığınız takdirde ister istemez strateji ve zaman sorunu yaşanılabilir. Bu durumda alışkanlık haline getirdiğiniz testten başlamanız hem sınav kaygınızı hem de stresinizi azaltır.
  • Günlük ders çalışmalarda, deneme sınavlarında ve gerçek sınavda (dır, değil, olamaz, mamalıdır, değildir vb) soru kökleri iyi okunmalıdır. Bu tür soru köklerinin altı çizilerek soru doğru anlaşılmalıdır.
  • Uzun paragraflı sorulardan korkmamak ve bu sorulara ön yargıyla yaklaşmamak gerekir. Asıl uzun paragraflı soruları çözmek daha kolaydır. Çünkü o tür soruların cevapları metnin içinde saklıdır.
  • Sayısal testlerdeki işlem soruları çözülürken, mutlaka kitapçık üzerinde yapılmalıdır. Sorunun çözümünü kitapçığa yapmanız işlem hatalarınızı en aza indirecektir.
  • Aynı testte yer alan zor ya da kolay soruların zorluk ve kolaylık derecelerine bakılmaksızın kazandırdığı puan aynıdır. Böyle bir durumda sınav anında aşırı zorlandığınız soruya/sorulara gereğinden fazla zaman ayırıp yerinde patinaj etmenin yani gereksiz zaman kaybetmenin bir anlamı yoktur. Sınavlarda zamanlama sınırlandırması olmasaydı herkes başarılı olurdu. Dolayısıyla sınav anında çözemediğiniz soru/sorularla inatlaşmaya gerek yok. Bu durumda aday, çözemediği soruyu işaretlenerek pas geçebilir.
  • Sınav anında hem zaman kazanmak hem de kaygıyı azaltmak amacıyla turlama tekniği kullanmak gerekir. Sınav süresi başladığında birinci turda sınav sorularının yaklaşık %80’ni çok rahat çözülebilir. Daha sonra ikinci turda ise boş bırakılan sorulara zaman ayırılarak kalan sorular tamamlanabilir. 
  • Sınav anında gereğinden fazla dikkatiniz dağılıyor ve dikkatinizi toplayamıyorsanız, o anda sizi rahatlatabilecek ve dikkatinizi toplayabilecek herhangi bir nesneye konsantre olmaya çalışabilirsiniz.
  • Testler arasında birer dakikalık molalar verilebilir. Vereceğiniz molaları zaman kaybı olarak görülmemelidir. Sınav anında kısa süreli verilen molalar tam tersi dikkatinizi toplamak için yararlı olabilir.
  • Her adayın kendine özgü bir optik kodlama yöntemi vardır. Bu kodlama yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz: Her sorudan, her sayfadan, her testten ya da tüm testler bittikten sonra kodlama yöntemi yapılmaktadır. Yapılan bütün bu yöntemlerden sadece bir yöntem hariç, diğer bütün yötemler kullanılabilir. Kesinlikle tüm testlerin soruları bittikten sonra yapılan kodlama yöntemi yanlıştır. Eğer bir alışkanlık söz konusu ise bu yöntemin bırakılması gerekir. Gerekçesi ise sınavın son dakikaları olması nedeniyle çözülen tüm soruların kodlamasını yetiştirememe korkusu ve kaygısıdır. Böyle bir yöntemin bir diğer gerekçesi ise anlık dikkat dağınıklığı sebebiyle cevap anahtarlarının kaydırılmasına neden olur. Kısaca belirtmek gerekirse, her aday yukarıda belirtilen yanlış kodlama yöntemi dışında diğer bütün yöntemleri kullanabilirler. Çünkü sınava hazırlık döneminde deneme sınavlarında kazanılan alışkanlığın gerçek sınavda da uygulanması gerekir. Gerçek sınavda kesinlikle bu alışkanlığın dışına çıkarak yeni bir maceraya girmenin anlamı yoktur. Böyle bir macera faydadan çok zarar verecektir. 
  • Bazen deneme sınavları ya da merkezi sınavlarda yapılan bir diğer yanlış ise tüm testler bittikten sonra geriye dönüp soru kitapçığı kontrol edildiğinde bazen iki şık arasında yani tereddütte kalan aday ilk işaretlediği cevap şıkkını değiştirmektedir. Bu tür kararsız durumlarda çok güçlü neden/nedenleriniz (işlem hatası, yanlış okumalar hariç) yoksa kesinlikle cevap şıkkı değiştirilmemelidir. Sınav anında akla gelen ilk şıkkın doğruluk oranı her zaman % 80’dir.

Sonuç olarak; bilinmesi ve yapılması gereken önemli bir diğer bilgi ise sınavınız erken bitse bile sınavdan çıkmayarak, baştan sona cevaplar kontrol edilmelidir. Boş bırakılan sorulara zaman ayırılarak, sınav süresinin son dakikasına kadar kullanılmalıdır. Adayın her zaman zihinde tutması ve ilke edinmesi gereken bir diğer gerçek şu olmalıdır: Hayattaki en büyük mutluluk ve zevk; “başkalarının senin başaramayacağını, yapamayacağını söyledikleri şeyleri” yapabilmek ve başarabilmektir.

Eğitim Uzmanı Dr. Ahmet ALKAYIŞ